Ölümün Dizlerinde Uyumak İsterdim..

Herkes hayatı boyunca ölümü en az bir kere düşünmüştür. Hani o genelde korktuğumuz Azrail bazen o kadar sıcak gelir ki sanki ondan başka sığınacağımız,saklanacağımız yer yokmuş gibi… Bir gece yattığın yerden kalkmamak istersin. Ölümün dizlerinde hiç uyanmadan yatmak istersin. Acaba dersin bugün ölsem kim üzülür ki?.. Cevabı düşünürsün ailem,arkadaşlarım,O… O’nda takılırsın işte. Gerçekten üzülür mü? Bu gece yanımda olsa “Sakın ölme! Benim için yaşa, bizim için…” der mi? Yine tüm yollar O’na çıkar ve sen yine vazgeçersin bu gece de ölmekten. O’nun için yaşarsın sadece O’nun için. Aslında düşündüm de O’nun için yaşamazsın.O’nun için yaşarken ölürsün!

2/12/2011 . Notes . Reblog
1/12/2011 . Notes . Reblog

Hatıraların penceresini aralıyorum zamansız, vakitsiz… Geçmişimin izlerini arıyorum hayatın yollarında. Arıyorum ama bulamıyorum. Anılarımı bir bir yakıyorum ama unutamıyorum. Keşke diyorum, bağırıyorum, çığlık atıyorum ama sesimi duyuramıyorum. Sonra susuyorum her şeyi kabulleniyorum. Mutlu olmak istiyorum ama yapamıyorum. Sensiz mutlu olmayacağımı anlıyorum. Her seferinde beni yere düşüren hayata karşı mücadele edip, tekrar, hiç pes etmeden, yeniden kalkıyorum. Ama ne zaman tekrar başlasam sen çıkıyorsun karşıma ve ben yine düşüyorum. Sen galibiyetini ilan ediyorsun ben ise mağlubiyetimi. Ne tuhaf dimi eskiden biz vardık aynı zaferler aynı yenilgiler vardı. Şimdi ise sen varsın bana acı çektirerek zafer ilan ediyorsun. Eskiden ufacık bir ümit ışığıyla elimde dolaşıyordum bu karanlık yollarda şimdi ise o ümit ışığı yok, söndü. Işıksız karanlıkta yapayalnız kaldım. Sen ise hep hak ettiğin gibi aydınlıkta dolaşacaksın. Ben düşeceğim sen koşacaksın… Sen hep ilerleyeceksin ben ise geri sayacağım. Sen gelecektekilerle yaşarken ben geçmişte seninle birlikte yaşlanacağım…
Kopkoyu bir yalnızlık kaplayacak her yeri. Önüm, arkam, sağım, solum yalnızlık olacak. Bir an gözlerimi kapattığımda değişmeyen tek şeyin yalnızlık olmadığını anlayacağım. Gözümü her kapattığım da eskisi gibi, yine senin hayalin olacak. Başucumda eskilerden kalmış bir kitap… Kulağımda hiç unutulmayan sesin, belleğimde hatıralar… Yine sana yazıyorum, yine senin için yanıyorum ve yine senin için yakıyorum kalbimi… Geçmişten, hiçte önemli olmayan bir günü yaşıyorum, şimdi… Gözlerim kapalı, açarsam hayalin kaybolabilir… Bu riski göze alamam. Hayalin ve ben yine bugündeyiz. Oysa eskiden sen ve ben bugündeydik. Acılar dünde, mutluluk yarınlardaydı. Hep mutluluğu istediğim için; bugünde neler yaşayacağımızı unuttum. Tek dileğim seninle mutlu olmaktı. Ben hatırlayamadığım şeyleri yaşayarak öğreniyorum. Bugünde sensiz ne yapmam gerektiğini biliyorum artık. Hayalini yanıma alarak kendimi dünün boşluğuna bırakıyorum. Hızlıca düşerken elimden tutar mısın? Yoksa gelip hayalini de alıp beni boşlukta yalnız mı bırakacaksın? Aslında sonsuzluk önümdeydi ama gidemedim senden öteye. Sen benim dünümsün. Hayalin bugünde. Yarında senden bir parça bulamazsam diye yarını yaşamak istemiyorum. Acılar dünde, ben dünde… Hayalin bugünde… Gözlerim kapalı, hayalin bende, sen yarında mutlu… Ben yanında mutlu… Ben sana geri dönemesem de senin için yarınlar hiç bitmeyecek. Sen bensiz mutlusun, ben sensiz umutsuz. Sen giderken öyle bir boşluktan bıraktım ki kendimi bulunamayan bir adres gibiyim şimdi… Herkes beni soruyor ama sensiz kimse bulamıyor. Çığlık atıyorum “Buradayım” diye. Kimse beni duymuyor. Sen beni duyar mısın? Bak yine yazdım işte… Söyleyemediklerimi yazdım… Sana haykıramadığım şeyleri yazdım. Yaşamak istemediklerimi yazdım. Unutma ki “İnsan mutsuzluğunu yazar, mutluluğunu yaşar.” Giderken mutluluğumu götürdün, beni de bitirdin… Seni beklemek sonsuzluk kadar sürebilir. Ama ben sonsuzlukta sensiz ne yapacağımı bilemiyorum. Gel, gel de kurtar beni yaşarken ölmekten. Bu yazıyı okuduğunda eskilerden kalma bir sızı hissediyorsan sevinmişsin demektir. İlgilenme artık dününle, dünündekilerle; yarınlara koş yanındakilerle. Çünkü senin sevgini bugün hak etmeyen on yıl sonra yine hak etmeyecektir. O yüzden bırak gitsin. Madem dün bitti, yarın uzak, bugünü yaşamaya bak…

1/12/2011 . 5 notes . Reblog